
ÖMÜR YAŞADIĞIN GÜNDÜR,YARINLARDA ARAMA ÖMRÜNÜ..
Zaman;yıpratan,pörsüten,eskiten,tüketen,sonunda kaldırıp bir tarafa atan ve yok eden değişmez kanunuyla insanın acizliğini ,çaresizliğini haykırıp duruyor.
Açıkça görülüyor ki,şu dünya aleminde onun eskitemediği ve yok edemediği hiçbir fani mevcut değil.İşte insanlık bu fanilik çemberinin içinde… Çünkü zamana karşı konulamıyor ve ona hükmedilemiyor.O hiç sapmadan ve aksatmadan hükmünü icra ediyor. Hayatlarımız,tekrar geri gelmesine imkan olmayan bir nehir gibi akıp gidiyor…
Üstad Necip Fazıl’ın dediği gibi;
“Bir bölünmez ki insan,onu zaman bölüyor İnsan her an dirilip,her saniye ölüyor…”
Ayrıntılı bölümleri bir tarafa bırakılırsa,esas itibariyle şu oluş aleminde zaman üçtür;Geçmiş,bir diğer adıyla mazi, hal ve istikbal…Geçmiş zaman,şimdiki zaman ve gelecek zaman…Bunlar hakkındaki değer hükmü de şöyle verilir;Geçmiş zaman geçmiştir,ele geçmez.Gelecek ne haldir bilinmez.Dem bu demdir,saat bu saat… Başka bir deyişle insanın zaman karşısındaki durumu şöyle olmalıdır;Geçen zaman gitmiştir,gelecek ise gaiptir,ve senin için ancak şu içinde bulunduğun zaman vardır.
Merhum Mehmet Akif de bu gerçeği bir beyitle şöyle ifade eder:
“Geçen geçmiştir artık,an-ı müstakbelse müphemdir Hayattan nasibin,bil, şu geçmek isteyen demdir”
Geçmişle oyalanmak da geleceğin hayali ile avunmak da bir aldanış ve ziyandan başka bir şey değildir.Yine bir beyitte ifade edildiği gibi:
“Dün öldü, bugün ise,sanki can çekişmede Yarın henüz doğmadı,doğmayacak belki de.”
Bu nedenledir ki,insanın hayatından geri kalanı düşünmesi ona hiçbir şey kazandırmaz. Sadece hasret ve pişmanlık duygularını canlandırır.İşte bu lüzumsuz irtibatın kesilmesi için sabır tavsiye edilmiştir.Gelecek hakkında da lüzumsuz ve faydasız hayaller kurulması sadece avunmadan,boşuna ümitlenmeden başka bir şey değildir.
Bundan kurtulmanın yolu da tevekküldür…İnsanın zamanı hakimiyeti altına alması da tam burada ortaya çıkıyor.Yani gelecekle avunmayan,geçmişle de oyalanmayan fakat sadece şimdiki zamanın hakkını veren zamana hakim olabiliyor. Onun için insan bütün dikkat ve iradesini kullanmalı, kendini disiplin altına alıp nefsin ve hevanın emrine bırakmamalı…Dağınıklık ve işi oluruna bırakmak ,ipin ucunu kaçırmak demektir.Bu ise hüsrana ,zarar ve ziyana kapı açmaktır.
Şairin dediği gibi;
“Her şey kesik ve kopuk,zaman tutamaz lehim Mazi albümde hayal,istikbalse bir vehim”
Herkesin işi bir şekilde yarım kalıyor ve bu alemden göç edenlerin gözleri arkada kalıyor… Fakat bu aldanışa düşmemenin bir yolu var,yapılacak iş çok kolay…İçinde bulunduğun şu günü ,ömrünün son günüymüş gibi kabul et ve işlerini ona göre ayarla. Bu duygu insana yeter.Ve şunu da unutmamak gerek :Ömür yaşadığın gündür,yarınlarda arama ömrünü…
Denemelerim : Dosta_Vefa_Yakışır_ Isparta
|